LALE DEVRİ OYUNCULARINI
GİYDİRMEK KOLAY MI, YOKSA ÖZGÜR METE İÇİN ZORLUKLARI VAR MI?
Aslına bakarsanız yapılan her işin
mutlakaki zorluğu vardır, kaldı ki bu projede misyonum bir hayli fazla,
öncelikle ekrana iş yapıyorsunuz, bu demek oluyor ki karşınızda milyonlar var,
ratingi çok yüksek bir diziden söz ediyoruz; Lale Devri tüm kitlelerce çok
izlenen bir proje, dikkatle hareket ediyorum; izleyicinin kostümler açısından
her hafta büyük bir beklenti içerisinde olduğunun bilincindeyim, aslına
bakarsanız izleyici üzerinde bu bilinci ben oluşturdum; sürprizlerden, iddiadan
ve farklılıktan hoşlanırım, genelde izleyici yayınlanacak bölümde neler
olacağını sorgular, bana gelen tüm sorularsa yeni bölümde tasarımcıların
koleksiyonlarından neler giydireceğim oluyor en çok, verdiğim yanıt ise
"sürpriz" şeklinde. Dolayısı ile benim için asıl zorluk oyuncularımın
ve karekterlerimin giyidirilmesi değil, her hafta izleyiciye görsel keyif
sunmak.
Tabi iş sadece görsellikle kalmıyor,
oyuncumun fizyolojik özelliklerini iyi bilmek, proporsyonuna en uygun
tasarımları seçmek ve tabii ki tüm bunları göz önüne alırken de oynadığı
karekterle kostümü bir bütün haline getirmek de yapılan işin kalitesine etki
ediyor.
Açıkça dile getirmeliyim ki oyuncularımın
fizyolojik özelliklerinin düzgün ve de güzel olmasından ötürü kendimi şanslı
hissediyorum.
LALE DEVRİ'NDE EN ÇOK KİMİ
SEVEREK GİYDİRİYORSUNUZ?
Sanırım Serenay'ı... Bildiğiniz gibi
dizide cemiyet hayatına mensup genç ve hırslı bir kadını oynuyor, bu da demek
oluyor ki, şık, elit ve de iddialı bir görünüm.
Kostümlerini seçerken bile
heyecanlandığım anlar oluyor, gözümün önüne getirmeye çalışıyorum ekranda nasıl
duracağını, Serenay'ın nasıl taşıyacağını.
Zaman zaman vakit buldukça çekimlerden bu
heyecanı birlikte yaşadığımız anlar oluyor Serenay'la, provaları birlikte
yapıyoruz tasarımcı dostlarımla, çok da keyif alıyoruz.
Bir de Hatice'nin ( Hatice Aslan ) hoşuma
giden bir özelliği vardır; giydiği kostümün, kullandığım aksesuarların ekrana
yansıtılması gerekli tüm detaylarını inceler ve sergiler.
Bacaklarını da çok beğenirim Hatice'nin,
mini elbiseler seçmeye dikkat ederim.
LALE DEVRİ DİZİSİNDEKİ BAYAN
KAREKTERLERİ, ERKEK BİR STİLİST OLARAK GİYDİRMENİN NE GİBİ AVANTAJ YA DA
DEZAVANTAJLARI VAR?
Sanırım sahip olduğunuz zevkin ötesinde,
bir disiplin çerçevesinde ilerlemek durumundasınız.
Karşılaşabileceğiniz dezavantajların en
başında oyuncunuzun fizyolojik özelliklerindeki sizi zorlayan durumlar
gelebilir; aşırı kilo, boy kısalığı, proporsyon bozukluğu v.b gibi ancak bu
noktada aldığınız teknik eğitimin faydalarından yararlanıyorsunuz, benim Londan
College Of Fashion'da aldığım temel prensiplerden biriydi
"keşfetmek".
Keşfetmek gerekir bedenini oyuncunuzun ya
da stilini oluşturduğunuz kişinin, bileceksiniz artı ve eksilerini, bu noktada
dezavantajları avantaja çevirdiğiniz durumlar oluyor, işinizde iyiyseniz öyle
illüzyonlar gerçekleştirirsiniz ki hayranlık uyandırırsınız.
Benim de uyguladığım bir dolu teknik var
sizlerin ekran başında farketmediğiniz, bu da işimin bir parçası yani bir anlamda
yarattığım illüzyon.
Bakmak değil görmeyi bileceksiniz, tabii
bu da tanrının verdiği bir özellik, herkeslerden çok farklıdır benim gözüm,
belki de böyle bir çevrede yetiştiğimdendir, ailede tekstilci, moda
tasarımcısı, ressam, mimar gibi mesleklere mensup bireyler var.
Renkli ve ufku geniş bir ortamda
büyümenin üzerimde oluşan etkilerinin avantajı diyebiliriz belki de buna.
LALE DEVRİ DİZİSİNDE BİR ÇOK
GENÇ TÜRK TASARIMCININ TASARIMLARINA YER VERİYORSUNUZ, DİĞER DİZİLERDEN FARKLI
OLARAK LALE DEVRİ SAYESİNDE HER HAFTA YENİ TASARIMCILAR İLE TANIŞIYORUZ. SİZİN
BEĞENDİĞİNİZ TÜRK TASARIMCILAR KİMLER?
Haklısınız, neredeyse her hafta adını
henüz duymadığınız tasarımcılar ile tanıştırıyorum sizi, öncelikle belirtmek
durumunda olduğunu düşündüğüm bir konu var; moda tasarımı konusunda yolun çok
çok başındayız, kat etmemiz gereken çok uzun bir süreç ve bir dolu yol var
önümüzde, ne var ki beni çok umutlandıran bir durum genç nüfusa sahip bir
toplum oluşumuz, yeni heyecanlar, yeni fikirler, yeni vizyonlar beni de çok
heyecanlandırıyor, ötesinde de umutlandırıyor, iki yıl önce ve bugün arasında
gözle görülür bir fark var; Galata'nın, Nişantaşı'nın her köşesinden, her
sokağından tasarımcılar çarpıyor gözümüze, Türk tekstil modası diye bir algı
oluşmaya başladı içimizde, moda haftaları, fuarları, organizasyonları düzenler
olduk.
Lale Devri bu konuda ekranın öncü
projelerindendir, izleyici kitlesi üzerinde bir farkındalık yarattı; insanlar
yıllanmış üç beş tasarımcı adı bilirken şimdi bir tasarım ülkesi olduğumuzun farkına
vardırlar.
Şuan listeleyemeyeciğimiz kadar moda
tasarımcısı dostum var koleksiyonlarını başarılı bulduğum; ilk aklıma
gelenlerdendir Atıl Kutoğlu, benim için önemli olduğu kadar toplumumuz adına da
ciddi bir misyona sahip sevgili Atıl, tasarımları dünyaca biliniyor; ciddi ve
de göz ardı edilemeyecek bir başarı.
Bir de Selim Baklacı var; Türk modası
adına dünya moda arenasında ilerleyen yıllarda adını duyuracak olan, yolun çok
çok başında ancak gerçekten umut vaadediyor, hiçbirşey seçmesem koleksiyonundan,
uğrar atölyesine askıları deşerim; tasarımları bende hayranlık uyandırıyor.
Tasarımlara ilham veren tüm tasarımcı
dostlarımın beğendiğim detayları başkadır, kiminin dokuduğu kumaşlar, kiminin
renk geçişleri, kiminin desenleri, kiminin fütüristik çizgileri, kısacası hepsi
emek, zeka ve hissiyat ürünü, dile getiremediğim çok fazla beğendiğim isim var,
hepsi dostum; aramızda farklı bir bağ var, hepsi çok saygı duyduğum kişiler.
DİZİDE GİYDİRDİĞİNİZ KIYAFETTEN
DOLAYI PİŞMANLIK DUYDUĞUNUZ OLDU MU?
Bu konuda hatırladıkça sinirimden
kahkahalarla güldüğüm bir anım var; birinci sezon çekimlerindeyiz, Yeşim
Çınar'la evlenme hayalleri kuruyor, nikah için hazırlıklar yaparken benim de kötü anım tam bu noktada başlıyor;
Yeşim'e seçtiğim gelinlik 15.000 $'lık bir " Carolina Herrera "
tasarımıydı, bölümün senaryosu geldi görünen herhangi bir sorun yok senaryoda,
Yeşim'in gelinliğini seçtim, Serenay'ı provaya aldım, çekim günü sette tüm
hazırlıklar yapıldı ve bölüm finali çekildi, kostüm devamlılığa girdi,
değişmesi mümkün değil, bir sonraki bölümün senaryosu geldi ve okurken nefesim
daraldı; Yeşim Çınar'ın Toprak'la evlendiğini öğrendiğinde ( bu sahneleri
hatırlarsınız ) yalıdan ağlayarak koşar adım çıkıyor ve deniz kenarına gidiyor,
müzik altında ağlaya ağlaya denize yürüyor kumsalda.
Yaşadığım stresi siz düşünün, gelinlik
çok özel bir tasarım ve aynısından diktirmem mümkün değil ki zaten bunun için
de zamanımız yoktu, denizin içerisinde gece karanlığında zifte bulandı,
kirlendi ve çekim tamamlandı.
Ertesi gün asistanlarımla birlikte
oturduk beyin fırtınası yapıyoruz, kuru temizlemeye göndermekten başka ne
yapılabilir ki, dualar eşliğinde götürdüler gelinliği, bir hafta sonra
eskisinden daha temiz teslim ettiler ancak o bir hafta sanırım bir yıl gibi
geçti ben ve ekibim için.
Artık daha temkinliyiz, iki sezonda
sanırım on'a yakın gelinlik giydik :)
PEKİ DİZİDE "BEN BUNU
GİYMEM" YA DA " BU KIYAFETİ GİYMEK İSTİYORUM " DİYEN OLUYOR MU
HİÇ?
Kimi zaman fikir ayrılıklarına
düştüğümüz, farklı bakış açılarına sahip olduğumuz anlar oldu ve oluyor da;
birlikte yol alıp ilerliyoruz bunun gibi durumlarda, kuvvetli bir iletişimimiz
var, ilk başlarda çok zorlandığımız zamanlar yaşadık, sanırım oyuncularım da
kendilerini bana tam anlamıyla teslim ettikten sonra aştık bunun gibi küçük
detayları, hepimiz profesyoneliz, bunun da son derece bilincindeyiz, onlar da
farkındalar işime son derece saygı duyduğumun, amacımız izleyicimize en'leri
sunmak, yayımdan sonra bize gelen övgüler, beğeniler, rating başarımız, öyle ya
da böyle doğrular adına savaş verdiğimizi, boş yere kürek çekmediğimizi
gösteriyor bize.
Mutlu bir ekibiz, bu da haliyle
başarımıza yansıyor.
AKSESUARLARI SEÇERKEN NEYE
DİKKAT EDİYORSUNUZ?
Tabiiki de en başta karekterlerle olan
uygunluğa, örneklemem gerekirse; İkbal Kayseri'nin en varlıklı ailelerinden
birinin gelini, asla beyaz altın, gümüş ya da pırlanta takmaz, sarı altın,
burma bilezikler, elmas küpeler, yüzükler, inci küpeler kullanır.
Çok beğeniliyor aksesuarları, sponsoru
" Glam ", ürün yelpazesi çok başarılı bir firma.
Zümrüt'ün aksesuarları " Cem
Lokmanhekim " ve " İnci Denizel " imzasını taşır, daha otoriter,
daha gösterişli, gücü simgeleyen niteliktedir o'nda kullandığım objeler.
Pırlanta yüzükler, küpeler, renkli
taşlar, zaman zaman iri bileklikler, kolyeler kullanırım kostümün modeline
göre.
Reyhan'da tercihim klasiktir mesela,
sallantılı küpeler takmaz, kolye takmaz, pırlanta aksesuarlar kullanırım
genelde, en sık kullandığım aksesuarı tektaş küpedir.
Toprak'ta ise gümüş kullanırım, çok fazla
aksesuar kullanan bir karekter değil Toprak, hikayenin gerektirdiği şekilde
sabit aksesuarlarını kullanırım o'nda.
En çok sorulan sorulardan biri Yeşim'in
sponsoru; Yeşim'in aksesuarları için " Swarovski " ile özel bir
çalışmamız var, genel olarak Yeşim'in kostümleri gösterişli olduğu için
aksesuarlarını tamamlayıcı nitelikli kullanıyorum, Yeşim'de tonsürton olanları
severim, aksesuarlarının kostümleriyle uyumluluğuna dikkat ederim.
Çantalar genelde " Casshımı "
imzasını taşıyor ama arada " Louis Vuitton ", " Chanel ",
" Hermes " gibi markaların beğendiğim parçalarına da yer veririm.
Yeşim ve Zümrüt'ün güneş gözlüklerinde
" Emilio Pucci ", "Calvin Klein", "Lacoste",
"Valentino", "Fendi", "Tom Ford" öncelik verdiğim
markalar.
Ayakkabı da ise beğendiğim ve sıklıkla
kullandığım tasarımcılar " Pınar Arkun " ve de " Sertaç Delibaş
".
BİR DE DİZİDE ÖNE ÇIKAN SERENAY
SARIKAYA'NIN CANLANDIRDIĞI YEŞİM KAREKTERİ VAR. HER GİYDİĞİ ÇOK MERAK EDİLİYOR,
BUNDA ŞÜHESİZ ÖZGÜR METE'NİN ROLÜ ÇOK BÜYÜK, AYNI ZAMANDA " FANCYSWORLD
" TAKİPÇİLERİNİN OYLARIYLA DİZİLERDEKİ EN STİL SAHİBİ KADIN OYUNCU
SEÇİLDİ. YEŞİM'İN KOSTÜMLERİNİ SEÇERKEN HANGİ DETAYLARA DİKKAT EDİYORSUNUZ,
YEŞİM'İN STİLİNİ NASIL TANIMLARSINIZ?
Öncelikle sitenizde gerçekleştirmiş
olduğunuz ankete oy veren binlerce kişi başta olmak üzere iki sezondur her
hafta ekranları başında bizi izleyen tüm izleyicilerimize teşekkür etmek
istiyorum.
Ekranda zor bir misyonum var, ana
temellerinden biri kostüm olan başarılı bir projenin bir parçası olmak ve her
hafta milyonlarca izleyiciye iyi bir görsellik sunmak inanın çok zor.
Bu işin bir aritmatiği var herşeyden
önce; bedenler, modeller, kalıplar ve ölçülerle çıkıyorsunuz yola, her tasarım,
her kalıp, her bedene uyacak gibi bir kaide yok, üstelikte bir bölümü birkaç
günde çektiğimizi ve kısıtlı zamanlarda hareket ettiğimizi düşünürsek, tüm
bunlar birtakım hesaplamalar gerektiriyor; hava şartları, çekeceğimiz mekanlar,
oynanacak sahneler, hangi oyuncuların karşı karşıya geldikleri ve kostüm
renklerinin çakışmaması, mekanlar ile kostüm renklerinin kontrast düşmesi v.b
gibi çok fazla detayı göz önünde bulundurmak zorundasınız.
İşim, senaryo elime ulaşır ulaşmaz
okurken sahneleri canlandırmakla başlıyor, hikayeyi, karekterin duygu durumuna
göre ortaya ne çıkarabilirim diye kurgulandırıyorum zihnimde ve sonra iş
tasarımcıların atölyelerini, showroomlarını, lookbook'larını arşınlamakla
geçiyor.
Zaten neredeyse tüm koleksiyonlarını
ezbere bildiğim için tasarımcıların, hangi adrese gitmem gerektiğinin tahlilini
de rahatlıkla yapabiliyorum.
Yeşim'de ise en çok dikkat ettiğim nokta
görgüsü, son derece görgülü genç bir kadın ve tabii anne.
Hırslı bir kadın ve hayattaki önceliği
Çınar, o'na duyduğu aşk, elde edebilmek için de son derece idealist, varlıklı
ve cemiyette bilinen bir ailede yetişmiş, yurt dışında eğitim almış olması gibi
hayatına dair detaylar da o'nun stilindeki çizginin yansımaları.
Kimi zaman dekoltelerinde aşırıya
kaçtığım zamanlar oluyor, bunu bilinçli yapıyorum çünkü misyonum güzel
birşeyler sunarken izleyiciye yol da gösterebilmek.
Bir anlamda ekspozisyon yapıyorum da
denebilir buna; dekolte giyeceklerse ne şekilde giymeleri gerektiğini, renkleri
nasıl birlikte kombin edebileceklerini, nasıl elegan ve şık olunabileceğini
anlatmaya çalışıyorum.
Yeşim'in bu sezon gardrobunda son derece
bilinçli seçilmiş, günün herhangi bir saatinde herhangi bir mekan ya da davette
giyilebilir, rahat, renkli, ve fütürist parçalar var.
Mini şortlar, elbiseler, yaka düğmeleri
kapalı mintanlar, göğüs ve bacak dekolteleri, floral desenler, neon renkler yer
alıyor.
Karşınızda yaşamdan etkileşimleriyle son
derece stilize olmuş bir kadın var.
DİZİ BAŞLARKEN YEŞİM'İN STİLİNİ
OLUŞTURMAKTA SERENAY SARIKAYA'NIN FİZİĞİ ETKİLİ OLDU MU? YEŞİM'İ BAŞKA BİRİ
CANLANDIRSAYDI YİNE AYNI TARZ GİYDİRİR MİYDİNİZ?
Cast seçimleri hakkında herhangi bir
bilgim yok doğruyu söylemem gerekirse, yapımcımız Şükrü Avşar beyefendi
mutlakaki yazılan karekter için önüne bir liste almıştır diye düşünüyorum,
gördüğümüz kadarıyla da her açıdan en doğru kişinin Serenay olduğunu düşündüğü
içindir Yeşim'i Serenay'ın canlandırıyor olması.
Yeşim'in stilinin tam anlamıyla bu sezon
oturduğunu söyleyebilirim, her kostümünü yönetmenimle paylaşırım, neticede
görsellik zevk işi, benim düşündüğüm yönetmenim için çok farklı olabilir ya da
tam tersi.
Aslına bakarsam hiçbir zaman varsayımlar
üzerinden konuşmam ya da hareket etmem, bunu ancak yaşadığımda görebilirim
fakat bir gerçek var ki Yeşim'i karekter itibariyle Serenay yerine bir başkası
canlandırıyor olsaydı da fizyolojik özellikleri sanırım yine bu normlarda olurdu.
DİZİNİN İZLEYİCİLERİ KOSTÜMLERİ
NE KADAR TAKİP EDİYOR? İZLEYİCİLER OYUNCULARIN ÜZERLERİNDE GÖRDÜKLERİ
TASARIMLARI GİDİP SATIN ALIYORLAR MI?
İşte beni en çok mutlu eden durumlardan
biri de bu.
Ancak yaşayarak görebilirsiniz bu durumu,
Lale Devri ile kadınlar üzerinde müthiş bir etki yarattık, bu sadece benim
başarım değil, olması da imkansız.
Zaten başarının da tek başına kişiye ait
olduğunu düşünemiyorum bu tür projelerde, tasarımcı dostlarımın, oyuncularımın,
yönetmenimin, açıkçası bu projede yer alan herkesin ortak başarısıdır dizinin
çok fazla izleniyor olması.
Belki bu duruma inanmak zor gelebilir
ancak, dizi yayında iken başlıyor sms ve telefonlar gelmeye, ertesi günü ve
hafta içerisindeki geri dönüşü söylememe gerek yok sanırım.
Fox Tv'ye, Avşar Film'e, bana,
oyuncularıma, hepimize fazlasıyla bildirimlerde bulunuluyor.
Şuan sezon finali yani 78. bölümü
çekiyoruz, gerçekten sayısını bilmiyorum ama nereden baksanız binden fazla
kombin hazırladım, ve açıkça söyleyebilirim ki size, İkbal'den Reyhan'a, Çınar'dan
Yeşim'e giydirdiğim neredeyse her kostüm satılıyor, hatta tasarımcıların
koleksiyonlarından olan parçalar üzerine sipariş alıyorlar.
Bu durum tüm tasarımcı dostlarım olmakla
birlikte, sponsorlarım dahil beni de son derece mutlu ediyor.
ÖZGÜR METE'DEN STİL SAHİBİ
OLMANIN TÜYOLARINI İSTESEM?
Bu konuda söyleyebileceğim çok fazla şey
yok aslında, neden derseniz, yetiştiğiniz ortam, ailenizden aldığınız ahlak,
eğitiminiz, görgünüz, mesleğiniz, hayata bakışınız, vizyonunuz v.b gibi bir çok
detay zaman içerisinde stilinizin ortaya çıkmasına sebep olur.
Gusto ve mottonuz stilinizi oluşturur,
yediğiniz yemekler, evinizin dekorasyonu, katıldığınız kültürel etkinlikler
gibi bir çok detay sizi stil sahibi yapar.
Tabi bir de şu durum var ki stil sahibi
olmanız için para asla yeterli değildir en çok da görgüye ihtiyacınız var.
BİZ BAYANLARA VERECEK BİRKAÇ
STİL TÜYONUZ VAR MI?
Elbette ki var hem de bir hayli fazla
ancak bunun için bayanların bana ulaşmaları gerekiyor çünkü stil kişiye
özeldir, genel geçer kurallar üzerinden yol göstermek hem zordur hem de doğru
bir yol gösterici değildir.
2012 YAZ SEZONU İÇİN "
FANCYSWORLD " TAKİPÇİLERİNE NE GİBİ TAVSİYELER VEREBİLİRSİNİZ?
Renge bulanın!
Yaşadığımız hayatı anlamlı kılan hiç
kuşkusuz doğanın bize sunduğu renk paleti.
Çünkü üzerimize giymek istediğimiz
renkler ruhumuzu yansıtır, iç dünyamızın dışa vurumudur.
Yaz günlerinde özellikle siyahtan uzak
durun, ben hiç anlam veremem yaz düğünlerine ve resmi olmayan özel davetlere
bayanların siyah giymelerine; yas tutar gibi.
Her ruhun, her bedenin renkleri vardır.
Bedeninizi keşfedin, size en iyi nelerin
yakışıp yakışmadığının tahlilini yapın, her gün ayna karşısındasınız, biraz da
kendinize farklı bir gözle bakın.
MALUM MEZUNİYET BALOLARI
YAKLAŞIYOR, 2012 YAZINDA BU YIL GENÇ KIZLAR SİZCE HANGİ RENK VE MODELLERİ
TERCİH ETMELİLER?
Öncelikle tüm genç bayanlara bir önerim
var; lütfen yaşlarını yaşasınlar.
Kaçınmaları gereken unsurların başında
geliyor aşırı saç modelleri ve makyajları.
Ben rahatsız oluyorum mezuniyet
balolarında pullu, payetli, stras taşlı elbiseler görmekten, nerede ne
giyilmesi gerektiğini analiz etmek gerekir.
Mezuniyet balolarını düşünün, genç güzel
bayanlar ve genç yakışıklı beyler, kim ister aynada kendini assolist gibi
görmek ama maalesef aşırıya kaçılan durumlar olabiliyor.
Doğru yönlendirmelerde bulunmak gerekir,
her zaman yumuşak, pastel renkleri tercih etsinler; tabiiki de ten renkleriyle
uyumlu olanları.
Kabarık, gösterişli modellerden uzak
dursunlar, aksine adım attıkça arkalarından iz bırakacak, uçuşacak gramajı
hafif kumaşlar seçsinler, ipek, şifon gibi.
Dekoltelerine dikkat etsinler, aynı anda
vücudun farklı bölgelerini ortaya sermek rahatsız edici olabiliyor, hatta kimi
zaman gizemli olmak, vücut hatlarını gizlemek daha anlamlıdır.
Bir de kullanacakları aksesuarlar var,
ben genelde çanta ve ayakkabılarının seçtikleri elbise kumaşından olmasını
tercih ediyorum müşterilerimi yönlendirirken, bütün bir gece ayakta durup, dans
edecekleri için son derece kaliteli malzemeden yaptırmalılar papuçlarını, çanta
seçimlerinde de asla sap kullanmamalırını öneriyorum, elde taşınan portföy
çantalar sizi her zaman daha zarif kılar.
Son olarak da aksesuar seçimi var,
bijuteriden uzak dursunlar; hiç hoş olmayan bir görüntü çıkıyor ortaya,
mutlakaki orijinal mücevher kullanmak gibi bir imkanları olmayabilir ama yarı
değerli taşlarla yapılmış ince işçiliği olanlar var, kesinlikle tercih
edebilirler, modeli söz konusu olduğunda ise, tek taş ya da inci küpeler, zarif
bileklikler ya da ışıltısı olan sade bir yüzük kesinlikle tamamlayıcı olacaktır
şıklıklarını.
ÖZGÜR METE'DEN NASIL
DANIŞMANLIK HİZMETİ ALABİLİRİZ?
ozgur@ozgurmete.com, sormak istedikleri
tüm soruları vaktim olduğunca cevaplandırıyorum zaten hali hazırda.
Bir de İzmir Alsancakta kişiye özel
tasarımlar hazırladığımız bir moda evimiz var, günlük giyimden, gelinliğe,
haute couture tasarımlara kadar geniş seçenek sunuyoruz müşterilerimize.
Ve son olarak da beni moda dünyasında yer
aldığım tüm projelerden takip edebilirler.
SORULARIMA VERMİŞ OLDUĞUNUZ
CEVAPLARDAN ÖTÜRÜ TEŞEKKÜR EDERİM.
Ben çok teşekkür ediyorum.
Herkese sevgiler, mutlu olsunlar.